DOLAR 49,3681 ▲ %0,34
Şanlıurfa
🌧15,7°

Halk TV’ye Kayyum Atandı: 11 Kişi Gözaltında

Halk TV’ye yönelik soruşturmada 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 11 kişi yakalandı. TMSF, kanal ve bağlantılı şirketlere kayyum atandı.
Yayınlanma: 14.10.2026 - 06:23
Güncellenme: 14.10.2026 - 10:25
Haber Editörü: Rapor Urfa
Halk TV’ye Kayyum Atandı: 11 Kişi Gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarını içeren soruşturmada 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 kişi gözaltına alındı. Halk TV ve Mahiroğlu ile bağlantılı olduğu belirtilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı.

halk-tvye-kayyum-atandi-yayin-20326949-4209_1_m.webp

Operasyonun ardından siyasi gündem hareketlenirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere muhalefet temsilcilerinden peş peşe açıklamalar geldi. Soruşturmanın ayrıntıları, dosyada yer alan mali hareketler ve kayyum kararı kamuoyunun gündemine taşındı.

Halk TV Soruşturmasında Hangi Suçlamalar Yer Alıyor?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları üzerinden inceleme yapıldığı bildirildi.

Soruşturma dosyasında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen verilerin, gizli tanık beyanlarının, şüpheli ifadelerinin ve diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği belirtildi.

Savcılık tarafından yapılan incelemelerde, Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı ve şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği yönünde bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.

İddialara göre belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği değerlendirildi. Soruşturmanın bu bölümünde şirketin kuruluşu, yönetim ilişkileri, ihale süreçleri ve para hareketleri mercek altına alındı.

Dosyada yer alan suçlamaların henüz yargı kararıyla kesinleşmediği, şüphelilerin hukuki durumlarının soruşturma ve yargılama sürecinde netleşeceği unutulmamalı.

Soruşturmada 14 Milyon 464 Bin Liralık Rüşvet İddiası

Soruşturma dosyasındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı iddia edildi.

Savcılık incelemesinde, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait olduğu ya da şüpheliyle bağlantılı bulunduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı öne sürüldü.

Söz konusu iddialar kapsamında ihale bedelleri, gerçekleştirilen ödemeler ve şirketler arasındaki mali ilişkilerin incelendiği belirtildi. Bu incelemelerin, kamu ihalelerinin yürütülme biçimi ve para akışının niteliğinin açıklığa kavuşturulması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Ancak dosyada yer alan iddiaların kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmediği, suçlamaların yargı sürecinde delillerle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

MASAK Verilerinde Milyarlarca Liralık Para Hareketi

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de MASAK tarafından temin edilen finansal veriler oldu. Dosyadaki incelemelerde, Cafer Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin lira olduğu belirtildi.

Mahiroğlu'nun şahsi banka hesaplarına ilişkin incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin lira para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin lira para çıkışı gerçekleştiği kaydedildi.

Şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, finansal hareketler arasında yüksek hacimli döviz işlemlerinin bulunduğu aktarıldı.

Ayrıca Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesapları üzerinde yapılan incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT transferleri tespit edildiği bildirildi.

Dosyada, malvarlığı edinimleriyle beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar bulunduğu değerlendirmesine de yer verildi. Bu mali hareketlerin hangi işlemlerden kaynaklandığı ve suçlamalarla bağlantısının bulunup bulunmadığı, soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

17 Şüpheli Hakkında Gözaltı Kararı Verildi

Soruşturma kapsamında 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alındı.

Aktarılan bilgilere göre şüphelilerden dördünün yurt dışında, birinin cezaevinde bulunduğu tespit edildi. İki şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü bildirildi.

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada şüphelilerin ifadelerinin alınması, mali kayıtların değerlendirilmesi ve dosyadaki diğer delillerin incelenmesi bekleniyor.

Cafer Mahiroğlu hakkında ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla aranma kaydı bulunduğu ve Mahiroğlu'nun yurt dışında olduğunun tespit edildiği belirtildi.

Halk TV ve Bağlantılı Şirketlere TMSF Kayyum Olarak Atandı

Operasyonun en dikkat çekici sonuçlarından biri, Halk TV ile Cafer Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi veya ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere TMSF'nin kayyum olarak atanması oldu.

Kayyum kararıyla birlikte şirketlerin yönetimine ilişkin süreç yeni bir aşamaya taşındı. Kararın kapsamı ve uygulama biçimi, kanalın kurumsal işleyişi ve yayın faaliyetlerinin nasıl sürdürüleceği açısından önem taşıyor.

Bir medya kuruluşuna yönelik soruşturmanın kayyum kararıyla birlikte yürütülmesi, basın özgürlüğü ve yargı süreçlerinin işleyişi konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi.

Hukuki açıdan kayyum atanması, tek başına soruşturma konusu suçların işlendiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturmanın dayanakları ve kararın kapsamı, ilgili yargı mercilerinin değerlendirmeleri çerçevesinde ele alınacak.

Cafer Mahiroğlu'ndan Kılıçdaroğlu ve Ekibine Gönderme

Operasyonun duyulmasının ardından Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu da sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Mahiroğlu, paylaşımında “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV'de” ifadelerini kullandı.

Mahiroğlu'nun açıklaması, kanalın bulunduğu siyasi ve kurumsal tartışmalarla birlikte değerlendirildi. Ancak paylaşımda yer alan ifadeler, soruşturmanın hukuki içeriğinden ayrı olarak ele alınması gereken siyasi bir değerlendirme niteliği taşıyor.

Özgür Özel'den Kayyum Kararına Sert Tepki

Halk TV'ye yönelik operasyon ve kayyum kararına ilk siyasi tepkilerden biri CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den geldi.

Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sabah saatlerinde bir televizyon kanalına polis operasyonu düzenlenmesini ve kayyum atanmasını eleştirdi. Yaşananları basın özgürlüğü ve demokrasi açısından değerlendiren Özel, kanal çalışanlarının ve ailelerinin yanında olduklarını ifade etti.

Özel, açıklamasında Türkiye'nin en büyük siyasi davalarından birinde savunmanın başlayacağı güne dikkat çekerek operasyonun zamanlamasını da eleştirdi. Belediyelere kayyum atanmasıyla başlayan uygulamaların milyonlarca kişinin izlediği bir televizyon kanalına uzandığını savundu.

CHP lideri, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyum atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir.”

Özel, yargı ile siyasetin ve kolluk kuvvetleriyle haberciliğin birbirinden ayrılması gerektiğini savunarak basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı mücadele çağrısı yaptı.

Açıklamasında, Halk TV'de çalışan yüzlerce emekçinin de süreçten etkilendiğini belirten Özel, Türkiye'de demokrasi, hukuk ve basın özgürlüğü konularında yaşanan gelişmelere tepki gösterdi.

Operasyonun Siyasi ve Hukuki Yansımaları Merak Ediliyor

Halk TV'ye yönelik operasyon, mali suçlamaları içeren bir soruşturmanın ötesinde, medya kuruluşlarının yönetimi ve basın özgürlüğü tartışmalarını da gündeme taşıdı.

Bir tarafta savcılığın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları kapsamında yürüttüğü soruşturma bulunuyor. Diğer tarafta ise kayyum kararının bir televizyon kanalının yayın faaliyetlerine ve medya özgürlüğüne olası etkileri tartışılıyor.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şüphelilerin ifadeleri, mali kayıtlar, şirketler arasındaki ilişkiler ve toplanan diğer deliller belirleyici olacak. Kayyum kararının kapsamı ve uygulanmasına ilişkin gelişmeler de yakından takip edilecek.

Öte yandan siyasi açıklamalar, olayın kamuoyundaki etkisini artırırken, soruşturmanın hukuki sonuçları ile siyasi değerlendirmelerin birbirinden ayrılması önem taşıyor.

Halk TV soruşturmasında gözler şimdi gözaltına alınan şüphelilerin işlemlerine, yurt dışında olduğu belirtilen kişilere yönelik çalışmalara ve kayyum kararının uygulanmasına çevrildi. Suçlamaların doğruluğu ve sorumlulukların kapsamı ise yargı sürecinde ortaya çıkacak.

kayyumhalkmahiroğlusoruşturmanınyöneliksoruşturmasiyasiözelhakkındacaferyermali

💬 Fikrini Belirt: Yorum Yaz

💬 Okuyucu Yorumları (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!

Haber İhbarıE-posta BülteniEtkinlik TakvimiCanlı GelişmelerOlay HaritasıSpor Merkezi
WhatsApp