"Zaman Değişim Zamanı"
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken "Gençlerin üçte birinin sosyal medya nedeniyle stresli, üzgün veya dışlanmış hissettiğini belirttiği bir ortamda, bu etkinin ruh sağlığı üzerindeki sonuçlarını görmezden gelemeyiz" ifadelerini kullandı. Von der Leyen, çevrim içi çocuk güvenliği konusunda acil bir "değişim zamanı" geldiğini vurguladı.
Çarpıcı Veriler: Gençler Ekran Başında Kaç Saat Harcıyor?
Araştırma, Avrupa genelindeki gençlerin dijital alışkanlıklarına dair korkutucu bir tabloyu ortaya koydu:
-
Günlük Ekran Süresi: Gençler okul günlerinde ortalama 4,5 saat, hafta sonlarında ise 6 saatten fazla çevrim içi vakit geçiriyor.
-
Aşırı Kullanım: Gençlerin yaklaşık %14'ü günde 10 saatten fazla ekran başında kalıyor.
-
Psikolojik Etkiler: Her 3 gençten 1'i sosyal medya kullanımının kendilerini üzgün veya stresli hissettirdiğini belirtiyor.
-
Kıyaslama ve Zorbalık: Gençlerin %45'i kendilerini sürekli başkalarıyla kıyaslıyor; yaklaşık dörtte biri ise nefret söylemi veya şiddet içeren sorunlu içeriklerle karşılaşıyor.
-
Erken Başlangıç Riski: Sosyal medyaya 10 yaşından önce başlayanların, daha geç yaşta başlayanlara kıyasla ekran başında çok daha fazla vakit geçirdiği saptandı.
Denetimler Sıkılaşıyor: "Dijital Açıklık Yasası" Yolda
AB Komisyonu Üyesi Glenn Micallef, sosyal medyanın artık giderek artan bir endişe kaynağı haline geldiğini belirterek, "Aşırı ekran süresi ve sosyal medya kullanımı, gençlerin ruh sağlığı krizinin ardındaki başlıca nedenlerden biridir" dedi.
Bu süreçte Avrupa Parlamentosu’nda yürütülen çalışmalar kapsamında:
-
Yasal sınırları ihlal eden platformlara karşı geniş çaplı soruşturmaların sürdüğü,
-
Yılın son çeyreğinde duyurulması planlanan "Dijital Açıklık Yasası" ile çocukların çevrim içi ortamda korunmasının güçlendirileceği,
-
Algoritmaların ve siber zorbaların pençesindeki gençler için acil eylem planlarının devreye sokulacağı bildirildi.
Uzmanlar, dijital platformların "sonsuz kaydırma", "anlık bildirimler" ve "davranışsal profilleme" gibi özelliklerle dikkati çekmek ve elde tutmak üzere tasarlandığını, bu özelliklerin nötr olmadığını ve gençlerin zihinsel dengesini doğrudan etkilediğini vurguluyor.

Yorum Yazın