Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve sosyal araştırmalar, "yetişkinliğe geçiş" sürecinin Türkiye’de giderek uzadığını ortaya koyuyor. Bir dönem "kendi ayakları üzerinde durma" yaşı olarak kabul edilen 20’li yaşların sonu, artık yerini ekonomik mecburiyetler nedeniyle aile yanında kalmaya bıraktı.
Ekonomik Şartlar ve Kira Artışları Başlıca Neden
Araştırmalar, gençlerin ailesinden ayrı bir eve çıkamamasının temelinde artan kira maliyetleri, yüksek enflasyon ve işe yeni başlayan gençlerin alım gücünün düşük kalmasını gösteriyor. Özellikle büyükşehirlerde tek başına ev geçindirmenin maliyeti, genç profesyoneller için bile ulaşılması güç bir hedef haline gelmiş durumda.
"Kendi Evim" Hayali Erteleniyor
25-29 yaş arası gençlerin %70 gibi yüksek bir oranla ailesiyle yaşaması, sadece ekonomik değil, sosyal sonuçları da beraberinde getiriyor:
-
Evlilik Yaşı Uzuyor: Ekonomik bağımsızlığını kazanamayan gençler, evlilik planlarını ileri yaşlara erteliyor.
-
Tüketim Alışkanlıkları Değişiyor: Kendi evini kuramayan gençlerin mobilya, beyaz eşya ve ev tekstili gibi alanlardaki harcamaları düşerken, bütçeleri sosyal aktivite veya kişisel gelişime kayıyor.
-
Sosyal Bağımlılık Devam Ediyor: "Ekmek elden su gölden" tabir edilen durum, gençlerin bireyselleşme sürecini yavaşlatıyor.
Bölgesel Farklılıklar Dikkat Çekiyor
Şanlıurfa gibi aile bağlarının güçlü olduğu ve geniş aile kültürünün devam ettiği illerde bu oranın Türkiye ortalamasının da üzerinde olabileceği tahmin ediliyor. Ancak büyükşehirlerdeki bu yükseliş, artık kültürel bir tercihten ziyade ekonomik bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.

Yorum Yazın