Dünya genelinde iş hayatında köklü bir değişim yaşanıyor. Emeğin miktarından ziyade niteliğine ve verimliliğine odaklanan yeni modelde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler çalışma saatlerini birer birer aşağı çekiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SGK Başuzmanı İsa Karakaş, katı çalışma saatlerinin küresel ölçekte işlevini kaybettiğini vurguladı. Karakaş, son olarak Brezilya Kongresi’nin tarihi bir karara imza atarak anayasal değişiklikle haftalık çalışma süresini 44 saatten 40 saate düşürdüğünü ve çalışanlara maaş kesintisi olmaksızın haftada 2 gün dinlenme hakkı tanıdığını hatırlattı.
Dünyada insani çalışma standartlarını yakalama sürecinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Karakaş, tarihsel adımları şu şekilde özetledi:
1919 (ILO): Milletlerarası Çalışma Teşkilatı günde 8, haftada 48 saat sınırını belirleyerek ilk uluslararası standardı koydu.
1935 - 1938: ILO'nun 40 saatlik tavsiye kararının ardından Fransa ve ABD (FLSA) haftalık 40 saatlik sınırı yasal güvenceye kavuşturdu.
1998 - 2000 (Fransa): Aubry Yasaları ile haftalık mesai 35 saate çekildi.
2015 - 2019 (İzlanda): Denenen 35-36 saatlik uygulamalarda verimin düşmediği, çalışan sağlığının ise belirgin şekilde düzeldiği kanıtlandı.
2021 - 2026 Dönemi: Kolombiya, Şili, Meksika ve son olarak Brezilya kademeli düzenlemelerle mesai sürelerini 40 saate ve altına indirdi.
Dünyada standartlar yukarı taşınırken Türkiye'deki durumun durağan kaldığına dikkat çekildi. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince Türkiye'de haftalık çalışma süresi en çok 45 saat olarak uygulanmaya devam ediyor. Bu durum; haftada 6 gün çalışılan iş yerlerinde günlük 7,5 saat, 5 gün çalışılan yerlerde ise günlük 9 saate varan mesai anlamına geliyor.
| Ülke / Bölge | Haftalık Çalışma Süresi |
| İzlanda | 35 - 36 Saat |
| Avrupa Birliği Genel | 35 - 40 Saat |
| Avustralya | 38 Saat |
| Japonya / G. Kore / Şili / Brezilya | 40 Saat |
| Türkiye | 45 Saat |
Haftalık 45 saatlik sürenin indirilmesinin bir tembellik talebi olmadığını vurgulayan Karakaş, uzun çalışma saatlerinin kronik yorgunluk, tükenmişlik ve ağır strese yol açarak iş kazalarına davetiye çıkardığını belirtti.
"Çok çalışmak, çok üretmek anlamına gelmez. Masa ya da tezgah başında yorulmuş bir çalışanın verimi dip yapar. Dinlenen zihin verimli iş üretir. Sürenin kısalması maliyeti artırmaz; aksine hastalık izinlerini, iş hatalarını ve üretim kayıplarını azaltır."
Türkiye'de de çalışanların nitelikli ve verimli bir çalışma düzenini hak ettiğini belirten uzmanlar, mesai sürelerinin yeniden düzenlenmesinin hem çalışan sağlığı hem de ülke ekonomisi açısından kaçınılmaz bir adım olduğunun altını çiziyor.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!