Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül Perşembe günü saat 10.40’ta meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerde de hissedilerek bölgede büyük paniğe neden oldu. AFAD verilerine göre merkez üssü Pınarbaşı Mahallesi olan ve yerin 7,39 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntının ardından akıllara tek bir soru takıldı: "Yeni ve daha büyük bir deprem olacak mı, olacaksa ne zaman olacak?"
Tam da Urfalıların bu soruya yanıt aradığı anlarda Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen’den gelen teknik açıklama, karmaşık terimleri nedeniyle vatandaşlar tarafından tam olarak anlaşılamadı. Peki, Evsen’in bu açıklaması gerçekte ne anlama geliyor? Urfa için tehlike ne boyutta? İşte detaylı analizimiz...
Graben, jeolojide çöküntü alanı veya fay hatlarının oluşturduğu çukur yapı anlamına gelir. Adnan Evsen, Şanlıurfa kent merkezinin altından geçen ve çevre ilçelere uzanan fay sisteminin tek parça devasa bir hat olmadığını, 55 kilometre boyunca irili ufaklı kırıklardan oluştuğunu belirtmektedir. Kırıkların "parçalı" olması, fayın enerjisini birdenbire devasa bir depremle boşaltmak yerine, tek seferde kırılabilecek parça büyüklüğüne göre kademeli olarak boşaltma eğiliminde olduğunu gösterir.
Urfa’daki fay hattının yalnız ve izole olmadığını; güneydeki Akçakale ve Suruç bölgelerindeki jeolojik çöküntü sistemleriyle bağlantılı bir ağ oluşturduğunu ifade etmektedir. Yani bir bölgedeki yer kabuğu stresi, komşu fay sistemlerini de tetikleme veya etkileme potansiyeline sahiptir.
Vatandaşın en çok korktuğu ve merak ettiği bu cümle, bir kehanet veya zamanı belli bir deprem habercisi değildir.
Zaman Verilebilir mi? Hayır. Dünyadaki hiçbir jeoloji uzmanı veya bilim insanı bir depremin gününü, ayını veya yılını önceden söyleyemez. Evsen’in belirttiği "6,5 - 7 büyüklüğü potansiyeli", fay hattının jeolojik kapasitesini ifade eder.
Potansiyel Ne Demektir? Bu fay hattının geçmişten günümüze taşıdığı enerji birikimine bakıldığında, üretebileceği en üst sınırın 6,5 ila 7 büyüklüğü arasında olabileceği anlamını taşır. Bu durum yarın deprem olacağı anlamına gelmediği gibi, onlarca ya da yüzlerce yıl boyunca büyük bir deprem üretmeyeceği anlamına da gelebilir.
Adnan Evsen’in açıklamasındaki en somut ve hayati uyarı tam olarak burasıdır. Uzman, sorunun sadece fayın üreteceği deprem büyüklüğü olmadığını, Şanlıurfa’daki yapı stoğu ve zemin kalitesine dikkat çekmektedir. Alüvyonal (gevşek ve dolgu) zeminler üzerindeki binalar, orta büyüklükteki depremleri bile şiddetli bir şekilde hissederek hasar alabilir. Yani Evsen, "Faydan ziyade, binalarınızın oturduğu zemine ve yapı kalitesine odaklanın" mesajı vermektedir.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!